in

Sevgi DoluSevgi Dolu CoolCool SüperSüper

Yıldırımdan Enerji Üretilebilir mi ?

Dünya üzerinde yılda ortalama “16 milyon” defa yıldırım düşüyor.  Her yıldırım düşmesinde ortalama “500 bin” Joule ‘luk bir enerji açığa çıkıyor. Bu devasa miktarda ki enerjinin tarafımızca kullanıldığını bir düşünsenize ! Bir adet yıldırım düşmesi ile elde edilebilecek elektrik enerjisi ile tam bin adet evin bir aylık elektrik ihtiyacı karşılanabilir. Hadi bunu daha detaylandıralım.

# Dünyada ki tüm yıldırımlar insanlar tarafından kullanılabilecek olsa bize ne kadar enerji sağlardı !

Evet bir adet yıldırım bin adet ailenin bir aylık elektrik ihtiyacını karşılıyorsa , on altı milyon adet yıldırım yaklaşık on altı milyar hanenin bir aylık elektrik ihtiyacını karşılayacaktır. Hadi hesabı dahada kısaltalım. Tüm dünya insanlarının bir yılda evlerinde kullanacağı elektriği karşılamaya yetecek kadar yıldırım bir yıl içinde fazlası ile Dünyamıza düşüyor desek daha bir etkileyici olacaktır. (hesaplama: ttrend , kabuller; ortalama bir hanenin aylık elektrik tüketimi: 140 kWh , 1 joule :4,18 cal , 1000 kcal : 1,16kWh)

# Yıldırım enerjisini kullanabilirmiyiz ?

İşte mesele burada kilitleniyor. Maalesef kullanamıyoruz. Neden kullanamıyoruz sorusuna cevabı aşağıda daha detaylı bulacaksınız.

Gökyüzünde bulutlarda biriken zıt enerji yükünün bir anda transfer olması yani yıldırım, bilindiği gibi çok büyük bir enerji kapasitesine sahiptir. Eski çağlardan beri mühendislerin ve bilim insanlarının bu enerji yükünü nasıl kullanabiliriz sorusu hala düşünülmektedir. Enerji açlığının giderek artacağının bilinmesi ve kullandığımız enerji kaynaklarının giderek azalması bizleri alternatif enerji kaynakları bulmaya teşvik etmiştir. Acaba yıldırım enerjisini hayata uyarlamak mümkün müdür?

Yıldırım, havada pozitif ve negatif yüklerle yüklenen bulutların(rüzgar , sıcaklık farkları , yer yüzü şekillerinden kaynaklanan eletkron kayıpları veya kazanımları) arasındaki kutuplaşma sayesinde olabileceği gibi, yağmurun etkisi ile yer ve bulut arasında da görülebilen bir enerji boşalmasıdır. Yani elektronların potansiyel farktan kaynaklanan bir yer değiştirmesidir. Bu yer değiştirmede elektronlar bazen yer küreye doğru deşarj olur , bazende bulutlara doğru deşarj olur.

Sürekli yağış alan bölgelerde sıklıkla görülen yıldırımın sahip olduğu enerji 100 mega volttan fazladır. Bu gücün büyüklüğü gerçekten cezbedicidir ve bu doğal olayı kullanılabilir bir enerji haline getirmek ise her bilim insanının hayalidir. Stratosfer katmanı ile yer küre arasında sürekli bir elektrostatik alan söz konusudur. Bir nevi kondansatör etkisi gören bu etkileşim ürettiği enerjiyi ara ara boşaltmak zorundadır. Bunu da ya bulutlar birbiri arasında şimşek şeklinde ya da yerküre ile bulut arasında yıldırım şeklinde yaparlar. Bizim bulutlar arasında gelişen bu enerji boşalmalarını kullanmamız günümüz teknolojisi ile imkânsızdır. Bu yüzden bu enerji boşalmalarından yararlanabilmemiz için yerküre ile bulut arasındaki etkileşimden faydalanmak gerekir. Fakat buda çok zor bir seçenektir çünkü bulutun deşarj olması 65.250 km hız ile bir elektron demetinin toprağa iletilmesi ile mümkündür. Yıldırım enerjisinin kullanılmasındaki diğer bir zorlukta düşeceği yerin tam koordinatları ile bilinmemesidir. Bu yüzden depolamak için kuracağımız santralin ne kadar işlev gerçekleştireceği ise gerçekten şansa kalıyor demektir. Biz bulutların yüklerini daha yüklenme aşamasındayken tespit edebilseydik ve haritalama sistemi ile yerleri net belirleyebilseydik çok büyük bir paratonere de ihtiyacımız olacaktı ve bu paratonerden akan enerjiyi tam verimle kullanmak içinse çok iyi bir iletken ve dışına sarılmış çok iyi bir yalıtkan malzeme gerekmektedir. Oluşan enerji çok büyük olduğundan kurduğumuz tesisteki depo malzemelerindeki anlık gerilim 10 mikro saniyede 10 mega volt olacağından günümüzdeki malzemelerin buna dayanması mümkün değildir. Belki teknolojinin daha da ilerlemesi ile yıldırım enerjisinden faydalanabiliriz.

Bilim adamları bu konuda çalışmalarını sürdürmeye devam etmektedirler ve Fransa da üretilen basketbol sahası büyüklüğündeki kondansatöre yıldırımı depolamaya çalışmışlardır. Fakat sonuç, kondansatörün kullanılamaz hale gelmesi olmuştur. Yıldırımın depolanması mümkün kılınana dek onu depolama amacından çok ondan korunma yollarına gidilmelidir. Çok yıldırım düşen bölgelerdeki yerleşim alanlarındaki yüksek binaların çatılarına topraklama bir paratoner konulması çözümlerden biridir.

Özetle; yıldırım , şimşek enerjisini kullanabilecek bir mühendislik ürünümüz yok. Ama unutmayın hiç bir yıldırım boşa gitmiyor. Her yıldırım bitkilerin ve canlıların kullandığı bazı temel bileşenleri sentezlemeye devam ediyor.

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

14 Comments

Leave a Reply
  1. yıldırımdan neden enerji üretilemediğini yazmamışsınız bir anda fazla enerji gelmesindenmi yoksa bir anda enerji gelmesindenmi yoksa çok enerji gelmesindenmi

    • Selamlar ,
      bir anda gelen o kadar enerjiyi depolayabilecek bir sistem yok. O yüzden. Sonuçta yıldırımdan enerji üretmek gibi bir şey demek de doğru değil yıldırım bildiğiniz saf elektrik enerjisi. Hadi düştüğü yeri ayarlarsınız bir şekilde ama onu depolamak ve kullanmak şu an pek mümkün değil. belki ileride.

  2. Benimde bir fikrim var. Acaba bu yıldırım enerjisini bir şekilde yalıtkan bir kap içindeki suya aktarırsak elektroliz yapmak mümkünmüdür ? sonrasında bu helyumu alırız ve yakarız. Yanma sonucu sadece ısı çıkar sanırım bir artık madde olusacagını sanmam. mumkunmu acaba ?

  3. benim bu konuda bir fikrim var,
    yıldırım ve şimşek çok büyük bir enerji bugüne kadar depolanamadı sebebi , depoluyacak parotonerlerin yetersiz kalması patlaması, eğer dev bir daire şeklinde iletken yapsaydık mesale 50×50 mt çapında bir iletken bunların her iki noktasına parotoner konup sürekli akışını sağlasalar, depolamak yerine sürekli akım , yıldırım enerjisini kendi yaptığımız halka içerisinde sürek akış kanlık yaparak , parotonerleri yüklenmemiş ve onları patlamamış oluruz. faydalanmak için bu halkaya anahtar takılsa istediğimiz miktarda halkadan enerji alırız.
    kendi yaptığımız dev halka daire ile yıldırımı depolamamış aksine akışını devam ettirmiş oluruz. böylelikle yıldırım sürekli hareket halinde olur.yapmış olduğumuz tesise zarar vermemiş olur ve yıldırımı istediğimiz gibi kullanmış oluruz.
    tıpki binaların tepesine yerleştirdiğimiz parotonerler kabloyu takip edip toprağa geçiyor ve binaya zarar vermiyor, içinde yaşayan insanlar ve cihaz etkilenmiyor.
    hayal ettiğim halka tıpkı isviçredeki atom araştırma merkezindeki atomu parçalamada kullandıkları dev halka tesis.
    herşey hayal etmekle başlar….
    saygılarımla

    • Her sey bir fikirler başlar. Bu anlamda zihninin bunun gibi çetrefilli bir mühendislik konusu ile meşgul etmeniz çok takdir edilesi bir durum. Yıldırım enerji olarak bir elektrik formunda. Elektrik formunda enerjinin saklanması sağlayacak bilinen tek yöntem kapasiteleri. Bunun dışında ya kimyasal yada mekanik forma çevirip enerji muhafaza etmek lazım. Bence Yıldırım en iyi şu şekilde saklanır. İlk düştüğü yerde bir şekilde ısıya çevirip sonra o ısıyı kontrollü bir şekilde elektriğe çevirmek gibi.

      • 10 ms de 10 mega volt a dayanabilecek bir malzeme ile yapılacak direnç ile aşırı yüksek seviyede bir ısı oluşturur geriye kaldı bu ısıyı depolamak ve tesisi bu ısıya dayanıklı yapmak buda diğer yöntemlerden daha uzak bir teknolojiye ihtiyaç duyuyor. Gelen yüklü akımın sürekli bir döngü içerisine sokularak depolanabilir Tesla sarmallarının bir amacıda buydu sanırım ve çözüme en çok yaklaşmış bilim adamıda Tesla zaten.

        • Yıldırım enerjisini depolayacak bir teknoloji maalesef şu an yok. Bir akımın sürekli bir döngü içine girip saklayacak bir yöntem olduğunu sanmıyorum , keza bu akım mevcut iletken direnci tarafından çok kısa sürede ısı enerjisine dönüşecektir.

          Bence çok enerji depolama yöntemi kimyasal olabilir.

  4. çok hoş bir makale olmuş. ellerinize sağlık. bu arada yıldırımı depolamaya çalışanların başına gelenler biraz komik olmuş 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir