Endüstriyel Mekanik

Rulman

Birçok hareketli makinenin vazgeçilmez parçası olan ‘’ Rulman ’’ın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. İlk çağlarda yaşayanlar için büyük bir kütleyi bir yerden başka bir yere taşımak gerçekten zordu ve onlar da hareket ettirmek istedikleri cisimlerin altına silindirik materyaller koyarak bu cisme bir ivme kazandırdılar. Buda rulmanın çalışma prensibini ortaya çıkardı ve rulman günümüzde genellikle dairesel ve eksenel hareketleri ayarlamak, kullanıldığı makinede ki üstlendiği hareketin en az sürtünme ve güç ile çalışmasını sağlamak rulmanın genel amacıydı.

Peki rulmanın bu kadar gelişmesi ve yayılması nasıl oldu? Aslında rulmanlar 20.yy a kadar verimli olarak kullanılamamıştır. Almanya’da yaşayan Friedrick Fisher; FAG adındaki şirketin yöneticisiydi ve bir taşlama tezgâhında ilk çelik rulmanı üretti ve rulmanların çelikten yapılmaya başlaması, taşıyabileceği yük kapasitesini arttırdığı gibi dayanıklılığını da üst düzeylere çıkarttı. Bu gelişmeler sonucunda sanayide kullanılan makineler, otomotiv sanayi ve evlerimizde kullandığımız mikser ve blendır gibi bir çok alanda gelişme sağlanmış oldu. Rulmanın yapısı; iç içe geçmiş halkalar şeklindedir. Dışarıdaki halka büyük ve kullanılacağı alana göre belirli bir et kalınlığına sahiptir. Diğer küçük halka ise onun içine monte edilmiştir. Ayrıca küçük halkanın diğer halka içinde kolay bir şekilde dönebilmesi gerekli olduğundan aralarındaki bölgeye yerleştirilmiş silindirik makaralar konulmuştur. Bu basit bir rulman mekanizmasıdır ve bu parçanın rahat bir şekilde görevini yapması için; yüzeylerinin pürüzsüzlüğü ve iki halkanın tam bir şekilde yerleştirilmiş olması büyük önem arz eder. Kaliteli bir rulman kullanımı parçalara hareketin daha kolay bir şekilde iletilmesini sağlar. Dünya üzerinde kullanılan yüz binlerce rulman çeşidi vardır. Fakat rulmanları yuvarlanma elemanlarının çeşidine ve kullanılmak istenen konuma göre sınıflandırabiliriz. Yuvarlanma çeşidine göre rulmanlar; Bilyeli ve makaralı olmak üzere ikiye ayrılılar. Bilyeli rulmanlar kullanım alanlarına göre farklı özellik gösterirler. Eksenel, radyal ve eğik rulmanlar buna birer örnektir ve Bilyeli rulmanların devir sayısı diğer rulmanlarınkine göre daha fazladır. Bunun sebebi ise bilyelerin küresel şekillerinin yarattığı temas yüzeyinin daha az olmasıdır. Diğer bir rulman çeşidi olan makaralı rulmanlar ise silindirik, oynak ve koni olmak üzere üç çeşittir. Silindirik makaralı rulmanlar ve koni makaralı rulmanlar parçalarına ayrılabilirlerken, oynak makaralı rulmanlar parçalarına ayrılmazlar. Makaralı rulmanların genel özelliği ise bilyelilere göre daha dayanıklı olmasıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, parçada oluşan ısı yüzünden, metallerin esneyip iç halkanın düzgün bir hareket elde edememesini önlemek için, ısıyı dengeleyecek materyallerin kullanılması gerekmektedir.

 Rulmanlar sanayi ve makinelerin hareketlerini kolaylaştıran ve kullanıldıkları aletlerin verimini arttıran parçalardır. Her yerde görebileceğimiz rulman, sağladığı hareketlilik sayesinde birçok icadında ana elamanı olmuştur. Kullanımı ve bakımı düzenli olarak yapılmazsa bir süre sonra çalışması güçleşecek hatta parçalanma durumu söz konusu olacaktır.

Son yıllarda gelişen teknoloji ile yataklama teknolojilerinde de ciddi gelişmeler olmaya başlamıştır. Özellikle manyetik yataklamalı sistemlerin çok yüksek devir gerektiren uygulamalarda kullanılmaya başlanmış olması yataklama sistemlerinde insan oğlunun geldiği ileri noktayı göstermektedir. Tüm bunların yanında gelişen malzeme teknolojileri rulmanların imal edildiği metaryellerin daha hafif ve daha uzun ömürlü olmasına olanak sağlamaktadır.

Endüstrinin vazgeçilmezi olan rulmanların tarihinden size kısaca bahsettik. İlerleyen zamanlarda sizlere rulmanların ve yataklama sistemlerinin daha detaylı anlatımlarını sunacağız.