in , ,

Elektromanyetik Dalga Nedir ?

Hep yanımızda, cep letefonumuzda, radyomuzda , gözlerimizin içinde , renklerin içinde , televizyon yayınlarının merkezinde. Nedir bu derinlemesine hayatımızın içine girmiş olan ve bir o kadar da mantığımıza ve algımıza uzak olan şey?

Cevap: Elektromanyetik dalgalar. Hala yabancı , hala uzak ama bu aklımızda sır ve bilinmezliğe bürünmüş olguyu kullanıyoruz hemde her yerde kullanıyoruz. Kullanım alanlarını kısaca özetleyip ne kadar  hayatımıza girmiş önce onu anlayalım.

Elektromanyetik dalgaya dair hiç bir şey keşfedilmeden dahi o hayatımızdaydı. Bildiğimiz ışık olarak onu hep hissettik, gördük. Güneşin ışınları elektromanyetik dalgalar aracılığıyla  yer yüzüne taşındı ve ısındık. Varlığını onu tam anlamıyla keşfetmeden dahi onu hep kullandık. Sonraları kablosuz haberleşmede kullandık elektromanyetik dalgaları. Sonraları onunla televizyon yayınlarını taşıdık, radyo yayınlarını onunla taşıyıp dinleyiciye ulaştırdık.  Cep telefonlarında kullandık ve halen kullanıyoruz.

Bu kadar hayatımıza girmiş olan bu olguyu tanımlayıp algılamak genellikle elektronik formasyonu almış insanlara kısmet olmuştur. Anlamak  ve kullanmak için bu formasyona sahip olmak avantaj olsa da biz size elektromanyetik dalgaları anlatmak ve zihninizde ona dair bir takım olgular oluşturmak istiyoruz. Bu şekilde giz ve sır zihninizden kalkacak ve elektronik cihazları kullanırken daha fazla özgüven hissedeceksiniz.

Elektromanyetik Dalga Spekturumu. Resimlere bakmanız aklınızda bir fikir oluşturacaktır.

İşte elektromanyetik dalga budur:  bir iletkene(bakır , demir) belli frekansta(saniyede ki tekrar sayısı) elektrik işareti verirsek o iletken o frekansta bir elektromanyetik dalga yayınımı yapar. Bu bir fizik kuralıdır. Nasıl çok ısıtılan demir kızarmaya başlıyorsa iletkende elektromanyetik dalga yayınımı yapar. Bir sır daha; eğer bir elektromanyetik dalga bir iletkenle temas ederse o iletken üzerinde o elektromanyetik dalganın frekansında bir elektik sinyali oluşur. Mesela evimizdeki 50 hz şebeke sinyalimizin evimizin her prizinde olduğunu biliriz ama her prizimizin 50 hz frekansında elektromanyetik dalga yaydığını da artık biliyoruz. Gerçi bu şebeke sinyalinin yaydığı elektromanyetik dalgayı bir alıcıyla algılaya bilmek için yaklaşık 3000 km lik bir antene ihtiyacımız olsada bir yayınım olduğunu biliyoruz.

İşte bu sırlardan sonra sizinle zihnimizde küçük bir telsiz canlandıralım.

Sesimizi elektriksel işarete mikrofon vasıtasıyla çevirip onuda biraz kuvvetlendirdikten sonra onu frekansı yüksek bir elektriksel salınıma bindirip bir antene verirsek kendi elektromanyetik dalgamızı oluşturmuş oluruz. Bunu da karşı tarafa bir anten(iletken tel) koyarak elektromanyetik dalgamız buna çarptığında elektriksel işarete çeviririz. Bunuda bir miktar kuvvetlendirip hoparlöre verirsek sesimizi karşıya iletebiliriz. (Not: Hangi modülasyon yönteminin kullanıldığı , işaretin ne kadar kuvvetlendirildiği , hangi tip anten kullanıldığı , dalga boyu vb gibi teknik detaylara girilmemiştir.Teknik sözcüklerden olabildiğince kaçınılmıştır.. Amacımız insanların zihninde bu olguyu canlandırabilmektir. Detay sorular yorum sistemi vasıtasıyla tarafımıza sorulabilir, Elo. ve Hab. Müh. M. Ç.)

02.11.2011

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir